Her unutkanlık yaşlılık belirtisi değil!
PAÜ’lü Doç. Dr. Selma Tekin, günlük yaşamı etkileyen unutkanlığın Alzheimer belirtisi olabileceğini belirterek erken tanı için uzman değerlendirmesi önerdi.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Tekin, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, unutkanlığın her zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle günlük işleri aksatan unutkanlığın, Alzheimer başta olmak üzere nörolojik bir hastalığın habercisi olabileceğini belirtti. “HER UNUTKANLIĞI YAŞLANMAYA BAĞLAMAMAK GEREKİYOR” İlerleyen yaşlarda zaman zaman isimlerin, randevuların veya bazı ayrıntıların unutulabileceğini ifade eden Tekin, Alzheimer hastalığında görülen unutkanlığın günlük yaşam üzerindeki etkileriyle farklılaştığını söyledi. Tekin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine atıfta bulunarak dünya genelinde 55 milyondan fazla demans hastası bulunduğunu ve demans vakalarının yaklaşık yüzde 60-70’ini Alzheimer hastalığının oluşturduğunu aktardı. BU BELİRTİLERE DİKKAT! Doç. Dr. Tekin, yeni öğrenilen bilgilerin kısa sürede unutulması ve aynı soruların tekrar tekrar sorulmasının dikkate alınması gereken belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Yemek pişirme, fatura ödeme ve alışveriş gibi önceden sorunsuz yapılan günlük işlerde zorlanma; tanıdık yerlerde kaybolma; zaman ve mekân kavramlarını karıştırma; kelime bulmakta güçlük çekme ve karar verme becerisinde belirgin değişiklikler yaşanmasının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tekin, kişilik ve duygu durumundaki değişikliklerin, içe kapanmanın ve belirgin şüpheciliğin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. “HASTALIK, BELİRTİLERDEN YILLAR ÖNCE BAŞLAYABİLİYOR” Alzheimer hastalığının beyindeki amiloid plaklar ve tau protein birikimleriyle ilişkili, ilerleyici bir süreç olduğunu anlatan Tekin, bu sürecin belirgin belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce başlayabildiğini belirtti. Bu nedenle erken dönemdeki değişikliklerin fark edilmesinin ve gerekli değerlendirmelerin zamanında yapılmasının önem taşıdığını vurguladı. BEYİN SAĞLIĞI İÇİN GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR ÖNEMLİ Alzheimer hastalığını tamamen önleyen veya ortadan kaldıran kesin bir tedavinin henüz bulunmadığını belirten Tekin, hastalığın seyrini yönetmeye yönelik tedavi seçenekleri ve riskleri azaltmaya yardımcı olabilecek yaklaşımlar bulunduğunu söyledi. Tekin; hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi damar sağlığını etkileyen risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının, düzenli fiziksel aktivitenin, zihinsel olarak aktif kalmanın ve sosyal ilişkileri sürdürmenin önemine değindi. Akdeniz tipi beslenme, kaliteli ve düzenli uyku ile sosyal izolasyondan kaçınmanın da genel beyin sağlığını destekleyen yaklaşımlar arasında olduğunu ifade etti. “ERKEN VE DOĞRU TANI HER ZAMANKİNDEN DAHA ÖNEMLİ” Unutkanlık şikâyeti yaşayan kişilerin hekime başvurmayı ertelememesi gerektiğini vurgulayan Tekin, tanı sürecinde hastanın öyküsü ve klinik değerlendirmenin temel alındığını; gerekli durumlarda nöropsikolojik testler, beyin görüntüleme yöntemleri ve uygun hastalarda biyobelirteç analizlerinden yararlanılabildiğini anlattı. Alzheimer hastalığının seyrini yavaşlatmayı hedefleyen yeni nesil tedaviler konusunda bilimsel gelişmeler yaşandığını belirten Tekin, bu seçeneklerin uygun hastalarda ve doğru zamanda değerlendirilebilmesi için erken tanının önem taşıdığını söyledi. Erken tanının yalnızca tedavi seçenekleri açısından değil, hastanın geleceğine ilişkin kararlarını alabilmesi ve hasta yakınlarının ihtiyaç duydukları desteğe daha erken ulaşabilmesi açısından da değerli olduğunu ifade etti. Tekin, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı: “Unutkanlığı yaşlılığın kaçınılmaz bir parçası olarak görmeyelim, erken belirtileri önemseyelim ve gerektiğinde zaman kaybetmeden bir uzmana başvuralım.”


